Blog

Dijital Dünya Klavuzunuz

Kriz dönemlerinde marka yönetimi

In:

Daha önce markanın insana benzediğini ve ona göre yönetilmesi gerektiğini söylemiştik. Doğal olarak kriz dönemlerinde ve olağan üstü durumlarda marka yönetimine biraz farklı bakmak gerekir.

İşletmeler genel olarak, marka yönetimindeki ana kuralları ve önceliklerini belirlemeliler. Markalarının tüketici üzerindeki etkilerinin, döneme göre güncel tutmak için hassas bir denge ve yönetim şekli ortaya koymalılar. Belki de her zaman yapmayı düşünülen  değişiklikler için kriz bir fırsat olacaktır.

Ayrıca marka sahibinin krizde veya karantinada olması, markanın da karantinaya girmesi anlamına gelmez. Marka sahibi, markasını canlı tutmalı ve yaşadığını duyurmaya devam etmelidir. Hedef kitlesine çaresiz bir algı mesajı vermemelidir.

Bunun için marka sahipleri, kriz dönemlerinde özellikle şu soruların cevaplarını vermeliler;

Elimde markama dair ne var? Markam dünyaya adapte mi?

Markamın mevcut itibarından memnun muyum?

Şu dönemde tüketici bana hangi mesajları veriyor? Davranışlarında hangi değişiklikler var?

Tüketici davranışlarına cevap verebilecek miyim? Hangi hazırlıkları yapmam gerekir?

Marka imajımda değişiklik ihtiyacım var mı?

Kriz sonrası tüketiciyi hangi aşamada yakalayacağım?

Tüketiciyle buluştuğumda tüketicilere hangi mesajı vereceğim?

Buradan elde edilecek cevapları doğru kullanarak yapılacak planlama ile  eksikler giderilmelidir. Bir an durup ticari hayata yukarıdan bakmak ve doğru kararlar vermek için en uygun zaman gelmiş olabilir.Ancak kriz döneminde çok dikkatli olunması gereken bazı konuları da atlamamak gerekir; 

Kesinlikle markanızı “krizi paraya çeviren” algısından uzak tutun. 

Müşterilerinize normal bir iletişimde kalın. Krizi abartmayın ve küçümsemeyin.

Zaten alamayacağınız ödemeler için müşterilerinizi aramayın.

Marka olarak krizi güçlü karşıladığınız ve güçlü atlattığınız mesajını vererek güven artırın.

Mali durumunuz müsaitse hizmet aldığınız , size bağlı işletmelere küçük desteklerde bulunun.

Marka sahibinin bir insan olduğu hissinden uzaklaşmayın.

Marka sahiplerine önemli bir tavsiyemiz; eğer marka danışmanlığı alacak bütçeye sahip değilseniz; büyük markaları takip edin. Mesela kriz dönemi nasıl reklam yapıyorlar? Reklam mesajları nasıl değişiklik gösteriyor? Eski ve yeni mesajları arasındaki farkın sebebi ne?

Mesela daha önce “daha çok tüketim”, “ bu fırsat kaçmaz” odaklı reklamlar artık; “çevrenizi de düşünün”, “hepsini siz almayın, diğer insanları da düşünün” gibi  günün ve geleceğin duygularına hitap eden mesajlar vermeye başlayacaktır. İnsanların duygusal ihtiyaçlarına uygun iletişimler geliştirecek ve buna göre mesajlar vermeye başlayacaklardır. Tüm bu gelişmelerden kendi markanıza bir pay çıkarın ve kendi stratejinizi oluşturun.

Hiçbir kriz kalıcı değildir. Önemli olan markanızın krize hazır olması ve kriz dönemlerinden güçlü bir algıyla çıkmasıdır.